Kasım13
kadının biri tecavuze uğrar tecavuzcü yakalanır mahkemeye çıkartılır hakim madur bayana sorar size bu adammı tecavüz etti bayan evet der hakim tekrar sorar eminmisin kadın evet eminim sayın hakim anlat nasıl oldu bayan anlatmaya başlar beni yakalayıp arabaya attı sonra ormana götürdü elbiselerimi parçaladı hakim e sonra göğüslerimi yaladı dudaklarımı somurdu hakim masa nın altında çekmeye başlar sert bir uslupla devam et der kadın devam eder bacakların arasına girdi başladı gidip gelmeye ben bağırdıkça hızlandı son ra boşaldı der hakim o anda boşalır avukat cezasını verin sayın hakim der hakim boşalmanın verdiği şevkle beraat bereat der
Kasım13
bir yaz tatilinde almanyadan bir alman aile anadoluya bir köye ziyarete gelir ve köylüler bunları yedirir içirir bir güzel ağırlar ve almanyaya uğurlarken onlara bir kuzu hediye ederler. Neyse 1 yıl sonra alman aile tekrar karar verir aynı köye gelmeye ve köylü ahmet ağaya jest olsun diye bir tane domuz yavrusu hediye olarak getirirler. ve 3-5 ay sonra domuz yavrusu büyür ve gelişir. Domuzun canı başlar erkek domuz istemeye. fakat çevrede bir erkek domuz vardır oda komşu köydedir. giderler onun sahibine anlaşırlar ve erkek domuzun sahibi koyun bir el arabasına getirin der. neyse el arabasına koyarlar dişi domuzu götürürler komşu köye ve iki domuzu kapatırlar bir yere ve çiftleştirirler. dişi domuzun sahibi ben bunun hamile kaldığını nasıl anlarım dediğinde erkek domuzun sahibi samanlığının yarısın kum döşe eğer kumda yatarsa hamiledir eğer samanda yatarsa koy el arabasına yine getir der. neyse dişi domuz sahibi sabah kalkar ve heyecanla samanlığa koşar ama nafile domuz samanda yatar ve yine koyar el arabasına komşu köye gider. bu böyle 3 ay devam eder bakar ki bu domuzun hamile kalacağı yok bir sabah bizim ahmet ağa karısına der karı git şu domuza bak hele nerde yatıyor karısı gelir ve koşarak eve döner ahmet ağa tamam dediği sırada eşine sorar kumda yatıyor dimi karısı hayır der o zaman yinemi samanda dediği esnada karısı hayır bey el arabasına binmiş seni bekliyor der.
Kasım13
Bir gün bir adam kuş besliomuş adamın yanına 2 tane cocuk gelmiş cocuklar demişki abi bu kuşun ismi ney adam öntepe arap demiş cocuklardan biri abi babamdada öyle bir kuş var adam durmuş nasıl bi kuş o ön tepe arap abi senin kuş gibi ucmuyor yerine göre zıplıyor ..
Kasım13
Bir astsubayla bir gözü takma Yüzbaşı, aynı bekar lojmanında kalıyorlardı. Yüzbaşı her gece yatmadan önce takma gözünü çıkartır, su dolu bir bardağa koyar, sabah tekrar yerine takardı… Sıcak bir yaz akşamı gece yarısı astsubay susadı, el yordamıyla sehpadaki bardağı kaptı, bir dikişte yuvarladı. Ama suyla birlikte gözü de yutmuştu. Astsubay olayın farkına vardı ama artık iş işten geçmişti… Ertesi gün sabah sporundan sonra astsubay tuvalete gitme ihtiyacı duydu. Koşar adımla tuvate gitti pantolonunu sıyırdı başladı ıkınmaya.. Fakat bir türlü rahatlayamıyordu. Onun ıkınma sesini duyan tuvalet nöbetçisi er telaşlandı; nazikçe kapıyı tıklattı.. – “Komutanım yardımcı olayım?” Astsubay can havliyle kapıyı açtı: – “Bak oğlum şurada ne var bir türlü s*çamıyorum”, deyip ere doğru döndü. Er eğilip bakar bakmaz hazırola geçti ve selam durdu. Bunu gören astsubay sinirlendi: – “Ne selam durdun oğlum!”, diye bağırdı. Asker yanıtladı: – “Nasıl selam durmayayım komutanım, içeriden yüzbaşım bakıyor.”
Aralık20
Nasrettin Hoca, bir köyde vaaz veriyormuş. Laf arasında Hazreti İsa nin göğün dördüncü katında olduğunu söylemiş…
Vaazdan sonra, bir kadın Hoca ya yanaşmış :
-Hazreti İsa, orada ne yer, ne içer ?, demiş.
Hoca nin tepesi atmış :
-Ey hatun, köyünüze geleli şunca zaman oldu, benim ne yiyip, içtiğimi sormazsın da, Allah ın peygamberini sorarsın!
Aralık20
Bir gun Hoca, yol ustu bir hana inmis. Nuh Nebi den mi kalmis, Kaalubela dan mi? Her ne ise.. Her tarafi delik desik olmus; adeta cokmeye bir basi kalmis. Hoca nin yuregine bir korkudur dusmus ama, ne desin? Nihayet bir soz arasinda:
“Yahu, bu senin tavan da ne kadar gicirdiyor be, besik mi mubarek!” diyecek olmus ama, hanci baba hic orali olmamis; sozu sakaya bogarak;
“Agzini hayra ac Hoca, bu gicirti besik gicirtisi degil; tavan tahtalari Hak ka tesbih cekiyor!” demis.
Hoca nin kozu kullenirmi? Gozlerini hancinin gozune dikerek;
“Peki ama, demis; ya bu tavan boyle tesbih ceke ceke aska gelip de secdeye kapanirsa, bizim halimiz nice olacak!”
Aralık20
Hoca bir gün camide vaaz veriyormuş hepte erkeklerin humarcı olduklarını, içkici olduklarını, yoldan çıkmış olduklarını falan anlatıyormuş. Oturanlardan birisi de:
- “Ya hoca bunların hepsini biz yapıyoruzda kadınların hiç bir suçu yok mu?”
demiş. Hoca kızgın:
- “Duruuun sayfayı çevireyim onlarında a…na koyacam”
demiş.
Aralık20
Nasreddin Hoca evine sık, sık ciğer getirdiği halde bir türlü onları yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanımı :
- Kahrolası kedi ciğeri yedi.
- Hınzır hayvan ciğeri yemiş.
- Canı çıkasıca sarman kedi ciğeri aşırmış, diye bahaneler uyduruyormuş.
Bir gün dayanamamış Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayı kapıp, mutfak dolabına yerleştirmiş. Hanımı:
- Ne yapıyorsun Hoca demiş, baltanın dolapta işi ne? Hoca cevap vermiş:
- Hanım hanım, sen bizim kediyi hâlâ tanıyamamışsın. Üç akçelik ciğere tenezzül eden hayvan kırk akçelik baltayı bırakır mı sanıyorsun?.
Aralık20
Hoca o aralar paraya sıkışmıştır. Bir vatandaş gelip hoca ya: “şeytan nerede yaşar” diye sormuş. Hoca cevabı bilmez ama vatandaşı cevapsız bırakmamak için soruyu cevaplar. Adam giderek Hocayı soru yağmuruna tutmuş ve sonunda hoca ya: “hocam peki şeytan ne yer” diye sorar. Hoca da: “eğer benim gibi parası yoksa zıkkımın kökünü yer” demiş.
Aralık20
Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar :
- Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ?
Hoca cevabı yetiştirmiş hemen :
- Zavallı hayvan, demiş. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sırtına bindiriyor, yüklerimi taşıyor, değirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalı da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sırtıma.